Genel

Anasayfa / Genel
Şubat 12, 2026

KULLANILMAYAN MARKALARIN İDARİ İPTAL SÜRECİNİN MUTLAK RET SEBEPLERİNE ETKİSİ: 10 Ocak 2024 Sonrası Bekletici Mesele Tartışması ve Güncel Mahkeme Kararı Değerlendirmesi

Simaj Patent | KULLANILMAYAN MARKALARIN İDARİ İPTAL SÜRECİNİN MUTLAK RET SEBEPLERİNE ETKİSİ: 10 Ocak 2024 Sonrası Bekletici Mesele Tartışması ve Güncel Mahkeme Kararı Değerlendirmesi
Simaj Patent | KULLANILMAYAN MARKALARIN İDARİ İPTAL SÜRECİNİN MUTLAK RET SEBEPLERİNE ETKİSİ: 10 Ocak 2024 Sonrası Bekletici Mesele Tartışması ve Güncel Mahkeme Kararı Değerlendirmesi
Yazar : Av. Burcu Yağar
Yazar : Av. Burcu Yağar

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri, beş yıl veya daha uzun süredir tescilli olmasına rağmen fiilen kullanılmayan markaların varlığıdır. Bu tür tesciller, marka sicilinde kayıtlı kalmaya devam ettikleri sürece, aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer nitelikteki sonraki marka başvurularının Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT”) tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 5/1-ç maddesi uyarınca resen reddedilmesine neden olmaktadır.

SMK m. 5/1-ç kapsamında verilen ret kararlarında, önceki tarihli markanın fiilen kullanılıp kullanılmadığı hususu dikkate alınmamaktadır. 5 yıldan eski tarihli bir markanın kullanım durumu, ancak yayına çıkan marka başvurularına karşı SMK m. 6/1 uyarınca yapılan itirazlarda, itiraza dayanak gösterilen markalar bakımından “kullanım ispatı talebi” kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Bu durum, fiilen kullanılmayan ve marka sicilini gereksiz şekilde işgal eden markalar nedeniyle çok sayıda marka başvurusunun TÜRKPATENT tarafından resen reddedilmesi sonucunu doğurmaktadır. Nitekim, önceki tarihli markalar fiilen kullanılmıyor olsalar dahi sicilde tescilli kaldıkları sürece, bu markalar SMK’nın 5/1-ç maddesi kapsamında yeni başvurular bakımından engel teşkil etmeye devam etmektedir. Bu nedenle, söz konusu engelin aşılabilmesi ancak kullanılmayan marka sahiplerinden muvafakatname temin edilmesi hâlinde mümkün olabilmektedir.

Önceki tarihli marka sahibi ile muvafakatname verilmesi konusunda uzlaşma sağlanamaması halinde, başvuru sahipleri çoğunlukla redde mesnet teşkil eden markanın kullanılmaması nedeniyle iptali talebiyle hukuki yollara başvurmayı tercih etmektedir ve akabinde yapılan yeni başvurunun reddine ilişkin gerçekleşecek olan inceleme açısından TÜRKPATENT’e bekletici mesele talebinde bulunmaktadır. Fakat bu noktada, markanın kullanılmaması sebebiyle iptaline ilişkin yetkinin tarihsel süreci, uygulamanın değerlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır.

SMK’nın markaların iptaline ilişkin 26. maddesi, 10 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten itibaren, kullanılmayan markaların iptaline ilişkin karar verme yetkisi mahkemelerden alınarak TÜRKPATENT’e devredilmiş ve böylece iptal süreci idari bir nitelik kazanmıştır. Bu tarihten önce, marka iptal talepleri yalnızca mahkemeler nezdinde ileri sürülmekte; bu kapsamda açılan davalar, İlk Derece Mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay olmak üzere üç aşamalı bir yargılama sürecine tabi tutulmaktaydı.

10 Ocak 2024 öncesi dönemde başvuru sahipleri, redde gerekçe gösterilen markaya karşı kullanmama iddiasına dayalı olarak yetkili mahkemelerde iptal davası açmakta; eş zamanlı olarak marka başvurusu hakkında verilen ret kararına itiraz ederek, açılan davanın sonucunun Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi (“YİDD”) nezdindeki incelemede bekletici mesele yapılmasını talep etmekteydi. YİDD, bekletici mesele yapılmasının hukuki bir zorunluluk olmadığını, bu hususun kendi takdir yetkisi kapsamında bulunduğunu; ayrıca fikri ve sınai haklar alanındaki yargılamaların üç aşamalı yapısı nedeniyle kesinleşmiş bir kararın elde edilmesinin uzun zaman alabileceğini gerekçe göstermekteydi. Bu nedenle YİDD, mevcut hukuki durumun esas alınması gerektiği sonucuna vararak bekletici mesele taleplerini reddetmekteydi.

10 Ocak 2024 itibarıyla marka iptaline ilişkin karar verme yetkisinin TÜRKPATENT’e geçmesiyle birlikte, bu değerlendirmelerin yeniden ele alınması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Zira iptal taleplerinin artık idari bir süreç kapsamında incelenmesi, mahkeme sürecine kıyasla çok daha kısa sürede nihai bir karara ulaşılabilmesini mümkün kılmaktadır. Nitekim SMK m. 20 uyarınca, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen idari iptal kararlarına karşı iki ay içinde YİDD nezdinde itiraz edilebilmekte; Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (“YİDK”) tarafından verilen karar, Kurumun nihai kararı olarak Resmî Marka Sicili’ne kaydedilmekte ve Resmî Marka Bülteni’nde yayımlanmaktadır. Ayrıca, YİDK kararına karşı dava açılması, iptal kararının sicile kaydını durdurmamaktadır.

Bu yeni sistemde, hem iptal talebini inceleyen ve karara bağlayan makamın doğrudan TÜRKPATENT olması hem de nihai kararın mahkeme süreçlerine kıyasla çok daha kısa sürede alınabilmesi karşısında, evrensel bir ilke olan usul ekonomisi ilkesinin sağladığı hukuki yararın Kurum tarafından da gözetilmesi gerektiğini konusunu gündeme getirmiştir.

Nitekim bu husus, yakın tarihli bir mahkeme kararına da konu olmuş ve Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 21.11.2025 tarihli kararında çok önemli tespitlerde bulunulmuştur. Anılan kararda özetle;

“…idari iptal başvurusunu inceleme, değerlendirme ve karar verme makamının da davalı TÜRKPATENT olduğu, başka bir deyişle, davalı kurumun bekleyeceği işlemin, yine kendisi tarafından tesis edilmesi gereken bir idari işlem olduğu, davalının kamu gücünü haiz olup tek yanlı işlemde bulunma salahiyetini haiz olduğundan, fiili hakimiyetindeki bir işlemin tesisine yönelik olarak inisiyatif alabilme ve böylece Madrid Protokolü hükümlerine uygun işlem tesis etme hususunda hareket alanı bulunduğu, bu nedenle, davalı TÜRKPATENT YİDD’nin, mevzuatın kendisine tanıdığı takdir hakkını, redde mesnet yukarıda belirtilen markanın kullanmama nedeniyle kısmen iptaline ilişkin yine kendi kurumu bünyesinde yapılan idari iptal talebini bekletici mesele yapması halinde “kamu yararı” ve “hizmetin gerekleri” ölçütlerine uygun hareket ettiğinin kabul edilebileceği, ancak; davalı TÜRKPATENT YİDD’nin, iş bu somut olaya özgü olarak; “kamu yararı” ve “hizmetin gereklerine” aykırı düşecek şekilde, davacı yanın, redde mesnet markanın kısmen iptaline ilişkin idari iptal başvurusunun neticesinin bekletici mesele yapılması yönündeki talebinin reddine yönelik işlem tesisinin “kamu yararı” ve “hizmetin gereklerine” uygun olmadığı kanaatine varılmış ve bu sebeple davaya konu YİDK kararının hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.”

tespitlerine yer verilmiştir.

Bu karar doğrultusunda, 12.05.2017 tarihli ve 30064 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Kurulları Yönetmeliği’nin 6/3. maddesinde Kurul’a tanınan “karara etki edecek bir konunun bekletici mesele yapılmasına karar verme” yetkisinin, özellikle Kurum bünyesinde yürütülen idari iptal süreçleri bakımından yeniden değerlendirilmesi gereken bir uygulama alanı yarattığı görülmektedir. Nitekim anılan mahkeme kararı, bekletici mesele müessesesinin yalnızca usuli bir araç olarak değil; kamu yararı, hizmet gerekleri ve usul ekonomisi ilkeleriyle birlikte ele alınması gereken bir değerlendirme konusu olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu yönüyle söz konusu yaklaşımın, benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda Kurum uygulamaları nezdinde de yeniden gündeme gelmesi kuvvetle muhtemeldir.

Yönetici Ortak Patent ve Marka Vekili
Yönetici Ortak Patent ve Marka Vekili

Lorem ipsum, dolor sit amet consectetur adipisicing elit. Architecto, numquam odio. Dolor obcaecati quam asperiores rem dolorem debitis perferendis. Deleniti possimus totam harum recusandae.

Lorem ipsum dolor, sit amet consectetur adipisicing elit. Consectetur, omnis. Perspiciatis, placeat provident sapiente culpa alias fuga odit distinctio doloribus accusantium cum cumque iste nulla. Ullam, quisquam, nesciunt quaerat cupiditate, ab magni nobis expedita voluptates dicta fugiat illum nemo asperiores?

Özgür R. Yörük

Yönetici Ortak

Lorem ipsum, dolor sit amet consectetur adipisicing elit. Architecto, numquam odio. Dolor obcaecati quam asperiores rem dolorem debitis perferendis. Deleniti possimus totam harum recusandae.

Lorem ipsum dolor, sit amet consectetur adipisicing elit. Consectetur, omnis. Perspiciatis, placeat provident sapiente culpa alias fuga odit distinctio doloribus accusantium cum cumque iste nulla. Ullam, quisquam, nesciunt quaerat cupiditate, ab magni nobis expedita voluptates dicta fugiat illum nemo asperiores?
Roller
Patent ve Marka Vekili

Bugün Hizmet Vermemekteyiz

Bugün, özel bir gün nedeniyle firmamız faaliyet göstermemektedir. Tüm talepleriniz ve iletişimleriniz, mesai saatlerimiz yeniden başladığında işleme alınacaktır. Anlayışınız için teşekkür eder, iyi günler dileriz.